Danimarka Başbakanı Lars Lokke Rasmussen, Avrupa’da en az sığınmacı alan ülkelerden biri olmalarını, ”Sığınmacılar bize adapte olamadı. Değerlerimize alışmadı.” sözleriyle değerlendirdi.

Rasmussen, resmi temaslarda bulunmak üzere geldiği İsveç’in başkenti Stockholm’de, İsveç Başbakanı Stefan Löfven ile görüştü.

İki başbakan görüşmenin ardından düzenledikleri ortak basın toplantısında, “Danimarka merkezli Dansk Bank ve İsveç merkezli Swedbank’ın Estonya’daki şubelerinden yüksek meblağda kara para aklama iddiaları, sığınmacı alımı ve DEAŞ militanlarının ülkelerine geri dönmesine” ilişkin soruları yanıtladı.

Rasmussen, Avrupa’da en az sığınmacı alan ülkelerden bir olmalarını, “Sığınmacılar bize adapte olamadı. Değerlerimize alışmadı” sözleriyle savundu.

Ülkesinde sığınmacıların sorunları konusunda büyük tartışmaların yaşandığını söyleyen Rasmussen, İsveç’te de aynı tartışmanın yaşanmaya başladığına dikkati çekti.

Bankalara yönelik kara para aklama iddiaları

Danimarka merkezli Dansk Bank’ın 2007-2015 yılları arasında Estonya şubelerinden 15 milyar dolar kara para aklama iddialarıyla ilgili 4 ay önce soruşturma başlatılmasını değerlendiren Rasmussen, “Bankaların kara para aklamasını önlemek için yasaları daha da sertleştirmeliyiz.” dedi.

İsveç Başbakanı Löfven ise ülkenin en büyük bankalarından Swedbank’a, Estonya’da 4,3 milyar dolar kara para aklama iddiasıyla ilgili polis baskınını yakından takip ettiklerini söyledi.

Löfven, ”Kara para aklama iddiası doğru ise devletin (İsveç), bankalara ve finans kurumlarına daha sert tedbirler alması lazım. Şu anda soruşturma devam ediyor. Soruşturmanın sonunda banka suçlu çıkarsa devlet de gereğini yapar.” ifadelerini kullandı.

DEAŞ militanlarının geri dönmesi

Başbakan Löfven, terör örgütü DEAŞ’a katılanların vatandaşlıktan çıkarılmayacağına işaret ederek, “DEAŞ militanları ülkeye dönerse bir mahkeme kurarak yargılayabiliriz ya da Birleşmiş Milletler Güvenlik Konseyi (BMGK) tarafından kurulabilecek bir mahkemede yargılanabilirler. Önümüzdeki günlerde durum netleşir.” değerlendirmesinde bulundu.

Sığınmacı sorununa da değinen Löfven, 2015’te yaşanan sığınmacı akınından sonra konuya ilişkin yasayı sertleştirdiklerini ve 3 yıl içinde 70 bin sığınmacının İsveç’ten ayrıldığını hatırlattı.