Küçük yaşta Konya’nın Cihanbeyli ilçesinden Danimarka’nın başkenti Kopenhag’a göçen sanatçı Hüseyin Özcan, son albümü ”Sen varsan hayat var” ve müzik yaşantısını Haberler’e anlattı.

Küçük yaşta Konya’nın Cihanbeyli ilçesinden Danimarka’nın başkenti Kopenhag’a göçen sanatçı Hüseyin Özcan, son albümü ”Sen varsan hayat var” ve müzik yaşantısını Haberler’e anlattı.

Küçük yaşta Konya’nın Cihanbeyli ilçesinden Danimarka’nın başkenti Kopenhag’a göçen sanatçı Hüseyin Özcan, son albümü ”Sen varsan hayat var” ve müzik yaşantısını Haberler’e anlattı.

Röportajı izle: (Ya da Vimeo üzerinden izle)

 

Cem Saqi: Kısaca, Hüseyin Özcan kimdir, biraz kendinizden bahseder misiniz?

Hüseyin Özcan: Tabii ki memnuniyetle, ben Konya’nın Cihanbeyli ilçesine bağlı İnsuyu köyü doğumluyum. 1979 yılında Danimarka’ya geldim, 8-9 yaşlarında müziğe başladım. O gün bugündür müziğe devam ediyorum.

Cem Saqi: Müzik serüveniniz nasıl başladı, sizin elinizden tutup, size yardım eden birileri oldu mu?

Hüseyin Özcan: Tamamen kendi imkânlarımla yürümeye çalışan biriyim ben ama tabii ki destek şart, nereye giderseniz gidin illaki bir destek, elinizden tutan olması lazım. En son yaptığım yeni albüm, ”Sen varsan hayat var” İstanbul’daki Ati Müzik Plak Şirketi tarafından çıkarıldı. En çok onun desteğini gördüm, bu yaşıma kadar yani müzik yaşantımda, onun çok desteğini gördüm halen de destek veriyor, kendilerine teşekkür ediyorum.

Cem Saqi: Yeteneğinizi keşfedip, size müzikle uğraşmanız yönünde tavsiyede bulunanlar oldu mu?

Hüseyin Özcan: Konya’da “Âşıklar bayramı” adında bir festivalde 9-10 yaşındayken ozanlarımız ve profesyonel olarak müzik yapan oradaki büyüklerimiz, bana çok güzel bir geleceğin var sakın bırakma diye söylemişlerdi.

Cem Saqi: Ailenizden destek aldınız mı?

Hüseyin Özcan: Tabii ki, babamda müzikle uğraştığı için, ozan kendisi çok iyi bir bağlamacı. Onun da çok büyük katkıları oldu bana, onu örnek almışımdır 5-6 yaşındayken. Eşimden ve oğlumdan da çok destek alıyorum. Müziğe gittiğim zaman severek gidiyorum çünkü gözünüz arkada değil.

Cem Saqi: Babanızla beraber çaldığınız oldu mu?

Hüseyin Özcan: Çok uzun yıllar çaldık beraber. İlk albümü yaptığımda ona darbuka çaldırmıştım, o zaman darbukacı yoktu Danimarka’da 1978 – 1979 yıllarında.

Cem Saqi: İlk albümünüzü ne zaman çıkardınız? Ve şu ana kadar kaç albüm çıkardınız?

Hüseyin Özcan: İlk albümümü amatörce evde yapmıştık 1979 yılında. Albümün 3-4 milyon adet sattığı söyleniyor, fakat bana hiçbir getirisi olmadı. Şu ana kadar 14 albüm yaptım solo olarak.

Cem Saqi: Son albümünüz hakkında neler söylemek istersiniz?

Hüseyin Özcan: Son albümüm ”Sen varsan hayat var” güzel bir çalışma oldu. Alt yapılarını İstanbul’da yaptık, canlı okudum stüdyoda. 14 tane eser, hepsi kendime ait ve bundan da mutluluk duyuyorum.

Cem Saqi: Albümlerinizin satış rakamları istediğiniz gibi mi?

Hüseyin Özcan: Hiç değil. Satış rakamları çok düşük. Bir benimkisi değil, genel baktığınızda çok düşük. Korsan ve kopya olayından kaynaklanıyor. İnsanlarımız maalesef netten bedava dinlerken, gidip de albümünüzü parayla almıyorlar.

Cem Saqi: Yeni albümünüzün satış rakamları nasıl gidiyor?

Hüseyin Özcan: Çok aşırı bir satış bekleyemezsin zaten şu ortamda. Bütün masrafları plak şirketi üstlenmişti, kendi eserlerim olduğu için fazla masraf çıkmadı, zarar etmediklerini biliyorum.

Cem Saqi: Klip çekmek size masraflı oldu mu ve neden klip çekmek için Konya’yı tercih ettiniz?

Hüseyin Özcan: Eren Kılıç adında çok değerli bir yönetmen arkadaşım var can ciğer seviyorum onu, oda seviyor beni, o yüzden masraflar haricinde bir harcamam olmadı. İki klipi biz iki günde tamamladık. Konya’da çekmemin sebebi doğup büyüdüğüm yerin anısını hatırlamam için, birde insanların benim nerde büyüdüğümü nerde yaşadığımı bilmeleri için.

Cem Saqi: Hiç Danimarkalı müzisyenlerle beraber çalıştınız mı?

Hüseyin Özcan: Christian Sievert, Flemming Quist Møller, Claus Mathiesen ile uzun yıllar beraber çalıştık bir 30 yıl falan, festivaller olsun, konserler olsun, çokta keyif aldım. Hatta birde albüm yaptik, o dönem enstrümental sözsüz ismi de ”Anatolia’ydı, o dönem Danimarkalı bir plak şirketi yapmıştı bunu, harcamaları falanda. Hala iş geldiği zaman beraber çalıyoruz.

Cem Saqi: Danimarkalıların ilgisi nasıl buluyorsunuz?

Hüseyin Özcan: Çok keyif alıyorum, çünkü onlarla çalıştığım zaman konserlerde salon o kadar bir sessiz ki, çıt yok. Çok keyif alıyoruz. Oturmuş belki benim dilimden anlamıyor Danimarkalı ama o müzik kültürü olduğu için bizim müziğimizi saygıyla dinliyorlar ve ayakta alkışlıyorlar.

Ben bunu gerçekten bizim insanlarımızın da yapması gerektiğini düşünüyorum. Konser, tiyatro, sinema dediğiniz zaman, böyle dikkatlice izlemesi gerekiyor insanların ki, en azından karşıdaki çalan müzisyenin ya da okuyan solistin de size verdiği ne varsa, daha fazlasını vermesi için ki o da keyif alsın. Ben şahsen keyif alıyorum ama insanların o şekilde dinlemesini de benimsiyorum.

Cem Saqi: Yurtdışından gidip de Türkiye’de albüm çıkarmanın avantajları ve dezavantajları nerelerdir?

Hüseyin Özcan: Yurtdışında yasayan bir sürü müzisyen arkadaşlar var, hevesliler var, bu işe gönül veren çok kişi var, ama bunların çok nadiri mesela gidip de isim yapan marka olan çok az.  Onlarında birikimleri vardır, alt yapısı vardır öyle ayakta kalmıştır. Ama normalde albüm yapacağım sesime güveniyorum deyip de gidenlerin yüzde 80’i hüsrana uğramıştır.

Nasıl hüsran şimdi Avrupa’dan gittiğini bildikleri için bütün masrafları size yüklerler ki yüklüyorlar da. Bunu yani bir yerde çok özür dilerim sağılacak inek gibi gördükleri için o zamanda tabi sen bütün masrafları harcadığın zaman o iş zaten tutmaz. Önemli olan plak şirketinin, plak sahibinin size inanıp, size güvenip albüm yapması.

Öbür türlü zaten işi paraya boğuyorsunuz çıkan albümde zaten raflarda duruyor, yani satışa çıkmıyor. Onların amacı ticaret o türlü şirketlerin ama sonuçta ne oldu, yani çoğu firma kapandı. Niye kapandı? İşin içinde hile vardı. Sesi güzel olan müzisyen insanlara albüm yapmadıkları için hep işin kolayına kaçtılar. Yani Ali’nin Mehmet’in sırtından hemen vuralım para kazanalım mantığında olduğu için.

Cem Saqi: Siz tavsiye eder misiniz yurtdışındaki Türk müzisyenlere Türkiye’de albüm yapmalarını?

Hüseyin Özcan: Bir birikimi varsa, insanların hoşuna gidecek bir eser yapıyorsa, insanların ilgisini çekebiliyorsa, o zaman yapsın derim ama yok benim sesim güzel illa albüm yapacağım diyorsa, o hüsran olur.

Cem Saqi: Albüm yapmanın ne gibi masrafları oluyor?

Hüseyin Özcan: Esas harcanan masraf belki 20-25 bin TL’dir ama siz bu işi bilmediğiniz için masrafları 100 binden – 250 bine kadar çıkartırlar. Yani 4, 5, 6 katına çıkar. Mesela stüdyo saati belki 100 TL’dir 200 TL’dir 300 TL’dir. Bu okumalar normalde 10-20 saatte bitebiliyor ama siz işi bilmiyorsanız bunu 80 – 100 saate çıkartırlar. Bir orkestra, müzisyen saat başına 100 TL alıyorsa, bu masraf sizden çıkıyorsa, bu 200, 300, 400 TL’ye çıkabilir, ama şirket kendi yaptırdığında, bunlar çok çok aşağıda rakamlara oluyor.

Cem Saqi: Avrupa’da yaşayan gençlere tavsiyeleriniz neler?

Hüseyin Özcan: Benim gençlere tavsiyem okumaları ve güzel bir yerlere gelmeleri. Vasıflı olduğunuz zaman meslek aldığınız zaman bütün kapılar açık.

Cem Saqi: Türk Halk Müziği (THM) ile uğraşan gençlere tavsiyeniz neler?

Hüseyin Özcan: Türk Halk Müziği tabii ki bizim müzik kültürümüzün baş tacı. Bizi temsil eden, ülkemizi temsil eden işte yöremizi kültürümüzü temsil eden müzik türüdür, onlara diyeceğim sahip çıkmaları. Bu müzik türünü yaşatmak için evrensel açıdan ve kültürümüzü unutmamamız için o müzikleri çalmamız gerekiyor.

Cem Saqi: Müzikle uğraşmak isteyen gençlerin anne-babalarına tavsiyeleriniz var mı?

Hüseyin Özcan: Anne ve babalara tavsiyem, çocuklarına destek versinler. Gençlerin bir yerlere gelebilmesi için anne ve babalarının arkalarında olduğunu hissetmesi lazım.

Cem Saqi: Siz şarkı da yazıyorsunuz. Yazarken nelerden ilham alıyorsunuz?

Hüseyin Özcan: Anlık gelişen bir şey. Mesela oturuyorsunuz, bağlamayı almışınızdır elinize, dolaşıyorsunuz, o anda bir ilham geliyor, bir söz takılıyor aklınıza, onu müzikle uyduruyorsun.

Cem Saqi: Başka sanatçılara verdiğiniz eserleriniz oldu mu?

Hüseyin Özcan: Yok ama genelde bizim o yörede, Konya yöresinde eserlerimi sahnelerde, düğünlerde çok okuyanları biliyorum onunla da mutlu oluyorum. Beni baya bir mutlu kılıyor.

Cem Saqi: Müzik dışında neler yapmaktan keyif alırsınız?

Hüseyin Özcan: Gezmeyi seviyorum. Türkiye’ye gittiğiniz zaman değişik şehirler, yerler görmeyi seviyorum. Boş zaman bulursam müzik çalıyorum, futbola bakıyorum, dünya gündemini takip ediyorum. Bu arada Danimarka’da 30 yıl boyunca kuaförlük yaptım. Son 3 yıldır tamamen müzikle uğraşıyorum.

Cem Saqi: Biraz önce söylediğiniz üzere futbolu çok seviyorsunuz. Hangi takımı tutuyorsunuz?

Hüseyin Özcan: Fenerbahçeliyim ama bütün takımları seviyorum, saygı duyuyorum. Hoş görüyle yaklaşmak lazım hangi takım olursa olsun. Bizim insanlarımızda çok ön yargı görüyorum, başka kulüp ya da başka takıma karşı, bunların olmamasını istiyorum. Beraber bir maça gidip izleyebilelim diye düşünüyorum, hoşgörünün olması lazım, sevmeleri gerekiyor birbirlerini.

Cem Saqi: Müzisyen olup da aile yaşamını sürdürmenin zor oldugunu biliyoruz. Müzik sizin aile hayatınızı nasıl etkiliyor?

Hüseyin Özcan: Tabi zorlukları var yani gidiyorsunuz, evde yoksunuz vs. evdeki eşinizin anlayışı çok önemli. Teşekkür ediyorum eşime. Müzik çalıp bu nedenlerden dolayı bırakmak zorunda kalan arkadaşları da tanıyorum, onun için şanslıyım diyorum ben.

Cem Saqi: Oğlunuzun ya da torunlarınızın müzisyen olmasını ister miydiniz?

Hüseyin Özcan: İsterdim tabii ki ama heves o içindeki o duygu olacak, o ruh olmasa zaten olmuyor konservatuvara da verseniz. Yetenekleri çok, istese bir günde baslar çalardı, onun çocukları var torunlarım çok iyi sesleri var, kabiliyetleri de var ama içinde olacak o sevgi.

Cem Saqi: Gelecekle ilgili plan ve projeleriniz var mı?

Hüseyin Özcan: En büyük hayalimiz, emekli falan olursak, nasip olursa, kısmet olursa, Türkiye’ye dönüp yaşamak isterim.

Cem Saqi: Türkiye’de en çok neyi özlüyorsunuz?

Hüseyin Özcan: herseyini ozluyorsun yani turkiyenin ozlenmeyen seyi yoktur yani hayat hakketten kipir kipir turkiyede

Cem Saqi: Gelecekle ilgili müzik projeleriniz var mı?

Hüseyin Özcan: Var, şu anda 10-12 tane yeni eserim var, kafamda onları hazırlıyorum. Zaten hazır şu anda hepsi. Daha değişik bir şeyler yapmayı düşünüyorum. Bu yıl alt yapılarına başlarım herhalde, fazla da acele etmek istemiyorum, acele ettiğiniz zaman bir takım hatalar olabiliyor. Daha iyi olması için daha fazla zamana ihtiyaç. Herhalde bu sene sonuna bitirebilirim.

Cem Saqi: Yoğun programınızda bize vakit ayırdığınız için teşekkür ederiz. Son olarak Haberler okuyucularına bir mesajınız var mı?

Hüseyin Özcan: Tabi onların sağlık ve mutluluklarını istiyorum. Yüzleri hep gülsün istiyorum. Hep başarılı olsunlar istiyorum, dünya insani öyle olsun istiyorum. Barış olsun kavga olmasın istiyorum. Hepsine de teşekkürlerimi bir borç biliyorum Allaha ısmarladık diyorum. Bu arada Haberler.dk size de çok teşekkür ediyorum. Beni buraya kadar zahmet verdiniz çağırdınız, çok çok teşekkür ediyorum sağ olun.