Erden Tekeli, Kopenhag’da imal ettiği bisikletlerle, taşımacılık, paket dağıtımı ve yeme-içme sektörüne adım atmak isteyenlere, az bir sermaye ile kendi işini kurma fırsatı sunuyor.

Erden Tekeli, Kopenhag’da imal ettiği bisikletlerle, taşımacılık, paket dağıtımı ve yeme-içme sektörüne adım atmak isteyenlere, az bir sermaye ile kendi işini kurma fırsatı sunuyor.

Erteknik firmasıyla demircilik alanında 22 yıldır faaliyet gösteren Erden Tekeli, yaklaşık 4 yıl önce üretmeye başladığı ve Cykelsalgsvogn, Carrier-Bike ve Streat diye adlandırdığı seyyar satış bisikletleriyle, kendi işinin patronu olmak isteyenlere birçok farklı alanda kendi işini kurma imkânı sunuyor.

Yemek sektöründe faaliyet gösteren esnafımızın yakından tanıdığı Erden Usta, soğuk ve sıcak yiyecek – içecek satışı için büyük rağbet gören seyyar satış bisikletlerinin macerasını siz Haberler okuyucularına anlattı.

Görüntülü röportaj: (Ya da Vimeo üzerinden izle) (Okumak için sayfayı aşağıya doğru kaydırın)

 

Ömer V. Çalık: Öncelikse sizi tanıyabilir miyiz?

Erden Tekeli: Benim ismim Erden Tekeli, İzmirliyim, 57 yaşındayım ve 22 yıl önce Danimarka’ya geldim. Demircilik mesleğini Türkiye’de de yapıyordum, geldikten kısa bir süre sonra bu işi burada tekrar yapmaya başladım. Geldiğimden beri de aynı işi yapıyorum. Bir tane yetişkin kızım var Türkiye’de yaşıyor.

Ömer V. Çalık: Demircilik mesleğine ne zaman başladınız?

Erden Tekeli: Çok erken başladım. Hani şarkıcılar diyor ya ben bebekken şarkı söylemeye başladım, benimkisi de neredeyse ona benzer bir şey.  Ben dedemin yanında öğrendim bu mesleği, sonra dayımın yanında. Sonraki yıllarda teknik liseye gittim ve orada da eğitimini aldım. 1980’den sonra da serbest olarak çalışmaya başladım.

Ömer V. Çalık: Danimarka’ya ne zaman geldiniz ve atölyenizi ne zaman kurdunuz? Atölyenizi kurarken zorluklarla karşılaştınız mı?

Erden Tekeli: Danimarka’ya 1991 yılında geldim ve dil kursuna gittim. Dili kendime yetecek kadar hızlı bir şekilde öğrendikten hemen 6 ay sonra ilk atölyemi kurdum. Bu atölyeye geleli falan ise yaklaşık 15 yıl oldu. Ben sanayi piyasasında yetiştiğim için biliyordum nereden başlayacağımı o yüzden çok fazla zorlanmadım.

Ömer V. Çalık: Danimarka’daki Türk iş dünyası sizi demirci olarak tanıdı, bisiklet sektörüne ne zaman girdiniz?

Erden Tekeli: Bisiklet işine hiç aklımda yoktu aslında, bazı farklı müşteriler bana bir takım satış kabinleri yaptırıyorlardı. Kendileri bisikletlerini getiriyorlardı kasalarını ve döşemelerini ben yapıyordum.
Sağlam bir bisiklet bulup bu yaptığım kasaları onların üzerine koyarsam belki yeni bir konsept olur diye düşündüm.  Hazır bisiklet aradım önce, ama benim yapacağım konsept biraz fazla kilolu olduğu için, kasaları taşımaz diye güvenemedim hazır bisikletlere. Bir anda bisikletleri de kendim yapayım diye karar verdim. Yaklaşık 2 yıllık bir çalışmanın ardından bisikletlerin imalatına başladım.

Ömer V. Çalık: Ne gibi zorluklarla karşılaştınız?

Erden Tekeli: Teknik olarak herhangi bir zorlukla karşılaşmadım. Ama ekonomik olarak tam kriz döneminde olduğu için zorlandım, çünkü restoran sektörüne yaptığım işler ve imalatlar krizle birlikte azaldı.

Ömer V. Çalık: İhracat da yapıyorsunuz?

Erden Tekeli: Evet, İsveç’e bisiklet ihraç ediyorum. İsveç’te benim yaptığım bisikletlerle evden eve taşımacılık yapıyorlar. Movebybike konseptinin sahibi İsveçli bir ortağım var benim, onunla beraber burada elektrikli bisikletlerle paket dağıtımı ve mal dağıtımı yapacağız. Çünkü büyük arabalar, trafik yoğunluğundan ötürü şehirlerin içlerine giremiyorlar.

Ömer V. Çalık: Hangi sektörlere yönelik seyyar satış bisikletleri imal ediyorsunuz?

Erden Tekeli: Bu bisikletin üzerinde yapamayacağı hiçbir şey yok insanların. Her şeyi yapabilirsiniz. Genelde biz müşterinin yapacağı işe göre bisikletlerin imal ediyoruz. Bu bisikletler yeme-içme sektöründe büyük rağbet görüyor. Mesela kahve, pizza, kebap, dondurma, sıcak çikolata, krep, taze meyve suyu satan müşterilerimiz var.

Müşterilerimiz bu bisikletleri paket dağıtımında ya da evden eve taşımacılıkta da kullanıyorlar. Mesela İsveç’te Movebybike adlı şirket benim ürettiğim bisikletlerle evden eve taşımacılık yapıyor. Bisiklet taksilerde yapıyorum. Hatta çöp toplama bisikletleri isteyenler bile var.

Ömer V. Çalık: Sizin sattığınız bisikletlerle seyyar bir dükkân kurmak için ne kadar sermaye gerekli?

Erden Tekeli: 50 ile 80 bin kron arasında bir yatırım gerekiyor.

Ömer V. Çalık: Bisikleti alan kişilerin cadde satışına başlamaları için nasıl bir yasal prosedür izlemeleri gerekiyor?

Erden Tekeli: Seyyar satış yapacakları belediyeden, Sağlık Bakanlığı’ndan ve Gıda İdaresi’nden izin almaları gerekiyor. Benim web sitemden bağlantılara ulaşabilirler.

Ömer V. Çalık: Danimarka’daki Türk politikacılardan yardım ya da destek gördünüz mü?

Erden Tekeli: Herhangi bir talebim olmadı. Böyle bir konsept imal edenin bir Türk olduğu çıkarsa meydana bir şekilde, belki ilerde pozitif bir alaka görürüz, görme sekte olur.

Ömer V. Çalık: Yemek sektöründen birçok müşteriniz var, size göre yemek sektöründe sorunlar neler?

Erden Tekeli: Genel baktığında gıda sektöründe çalışanların yüzde 70’i profesyonel değil burada. Çaresizlikten yapıyorlar. Haklılar da başka yapacak işleri olmadığı için. Yeni kuşak daha profesyonel daha mantıklı düşünüyor ve daha güzel şeyler yapmaya başladı.

Ömer V. Çalık: Bir işyeri sahibi olarak, sizce başarılı olabilmek için olmazsa olmazlar neler?

Erden Tekeli: Bir kere mesleğini seveceksin. Mesleğini iyi öğrenmiş olacaksın, tecrübeli olacaksın, dürüst olman lazım, sadece zanaatkârlık da yetmiyor iyi de bir esnaf olman lazım. İnsan ilişkileri de çok önemli, kendini iyi pazarlaman lazım. Müşterilerinin işlerini temiz yapman lazım ve disiplinli olman lazım.

Ömer V. Çalık: Bisikletlerle ilgili müşterilerinizin düşünceleri neler?

Erden Tekeli: Danimarka’da yaşayan bir Türk’ün bunu nasıl yaptığına şaşırıyorlar. Orada bazen üzülüyorum, tabi onların bilgisizliklerinden kaynaklanıyor, Türkiye’nin sanayi ve teknik konularda ne kadar ileride olduğunu bilmiyorlar.

Ömer V. Çalık: Son olarak eklemek istediğiniz? Mesajınız?

Erden Tekeli: Ben kendi halinde küçük bir esnafım burada kendi çapımda bir şeyler yapmaya çalışıyorum. Bu işle uğraşacaklara tavsiyem yaptıkları işleri iyi öğrensinler ve disiplinli olsunlar. Herkes layık olduğu yeri bulur.