İngiliz yarış atlarının beslenme ve bakımının yapıldığı 20’ye yakın çiftliğin bulunduğu Ereğli ilçesinde girişimci Mustafa Özsarı’nın 70 bin metrekare arazi üzerine kurulu çiftliği, yarış ömrünü tamamlayan 30 İngiliz yarış atını barındırıyor.

Damızlık yarış atlarından üretim yapan Özsarı, hayvanların bakımlarıyla yakından ilgileniyor. Yetiştirdiği birçok atın ülke genelindeki koşularda birinci olmasından gurur duyan Özsarı, bu yıl 15 tayı da koşulara hazırlıyor.

Özsarı, çiftliği 2006 yılında kurduğunu söyledi.

İngiliz atlarının yaşam koşullarına uygun ortamın sağlandığına işaret eden Özsarı, “Ereğli’nin iklimi atlar için de çok uygun. Yazın, Adana ve Şanlıurfa’dan da geliyor. Yaz, daha serin geçtiği için burası tercih ediliyor. Bölgede 20’ye yakın at çiftliği var. Burada bir sektör bu iş. Kimi yetiştiriciliğini yaparken kimi de pansiyon hizmeti veriyor. Ayrıca atların çok sevdiği ayrık otu da çok olduğu için burası at cenneti.” diye konuştu.

Özsarı, koşan at cinsinde İngiliz ve Arap atlarının, ilçede ise İngiliz atlarının daha yaygın olduğunu vurguladı.

Yarış atlarının çoğunun Ereğli’de yetiştiğinin altını çizen Özsarı, şöyle devam etti:

“Türkiye’nin en büyük yarışı Gazi koşusudur. Bunu da en çok buradan giden atlar kazandı. Buradaki atların çoğu şampiyon. Gazi koşusunu kazanan çok sayıda at var. Çiftlikte 30 at yaşıyor. Bunlar, damızlık hayvanlar. Yarış hayatı bitmiş atlar damızlık olarak kullanılıyor. Anneleri buraya geliyor. Gebe kalıyorlar ve tayları 1,5 yaşına kadar burada gelişiyor. Ardından sahaya gönderiyoruz. Almeida adlı eski yarış atının yavrusu, geçen yılki yarışı kazanarak sahibine 700 bin lira kazandırdı. Buradaki kısrağın yavrusu.”

“Gezmeyen at yarışamaz”

Özsarı, atların günlük bakımlarının önemli olduğunu dile getirerek, şunları kaydetti:

“Burada atlara özel bakım yapılıyor. Daha çok yulaf, yonca ve ayrık otu tüketiyorlar. Bu doğal ürünlerin yanında vitaminleri de var. Sabah erkenden mutlaka dışarı çıkarıyoruz. Bu hayvanların kesinlikle gezip, koşması gerekiyor. Hem sağlık açısından önemli hem de doğacak taylarının koşusunu çok etkiliyor. İçeride durdurmuyoruz. Atın yapısında koşmak ve gezmek var. Gezmeyen at yarışamaz. Mutlaka antrenman gibi koşup gezmesi gerekiyor. Akşam haraya alıyoruz, sabah tekrar çıkarıyoruz. Yataklıktaki sapları da her gün değiştiriyoruz.”

“Şampiyon bir atın tayı 5 lüks otomobil eder”

Yarış atlarının çok kıymetli hayvanlar olduğunu anlatan Özsarı, “Atın, ırk ve anne-babası çok önemli. Yarış hayatını ve fiyatını çok etkiliyor. Şampiyon bir atın tayı çok para demektir. Annesi yarış kazanmamış ve babası da normal bir atın tayı makul ücrete satılıyor. Şampiyon bir atın tayı 5 lüks otomobil eder. Koşan bir atın uçuk rakamları var. Belirli bir fiyatı olmaz.” ifadelerini kullandı.

 

-REKLAM-